Blog
Yayın: 02 Sep 26Okuma Süresi: 3 dk
TSRS güvence süreci, şirketin sürdürülebilirlik raporunda açıkladığı verilerin bağımsız bir güvence sağlayıcı tarafından incelenip doğrulanmasıdır. Amaç, raporun finansal tablolar kadar güvenilir olduğunu yatırımcılara ve düzenleyicilere göstermektir.
Sürdürülebilirlik raporları, şirketlerin kendi beyanına dayandığı için doğası gereği bir güven sorunu taşır. Finansal tablolarda bağımsız denetim nasıl bir güvence mekanizmasıysa, sürdürülebilirlik raporlarında da güvence süreci aynı işlevi görür. TSRS kapsamındaki şirketler için güvence, raporun sadece iç tutarlılığını değil, veri toplama metodolojisinin ve hesaplama yöntemlerinin doğruluğunu da kapsar.

Güvence sağlayıcı, hangi açıklamaların ve verilerin güvence kapsamına alınacağını şirketle birlikte belirler. Genellikle emisyon verileri (Kapsam 1, 2, 3) güvence sürecinin merkezinde yer alır.
Şirketin veri toplama ve hesaplama yöntemleri (örneğin emisyon faktörlerinin seçimi, konsolidasyon sınırları) incelenir ve uluslararası kabul görmüş standartlarla (GHG Protokolü gibi) uyumluluğu değerlendirilir.
Güvence sağlayıcı, örnekleme yoluyla veri kaynaklarını (faturalar, sayaç kayıtları, tedarikçi beyanları) kontrol eder ve raporda beyan edilen rakamlarla karşılaştırır.
Güvence süreci sonunda bir güvence raporu (assurance opinion) hazırlanır. Bu rapor, verilen güvencenin türünü ve varsa bulunan önemli hataları veya eksiklikleri belirtir.
Güvence süreçlerinde iki temel seviye vardır:
TSRS kapsamındaki şirketler için hangi güvence seviyesinin ne zaman zorunlu hale geleceği, KGK'nın yürürlükteki düzenlemelerine bağlı olarak değişebilir; bu nedenle şirketinize özgü güncel gerekliliğin doğrulanması önerilir.
Güvence sağlayıcısının bağımsız denetim şirketi olması gerekip gerekmediği veya alternatif akredite kuruluşların da kabul edilip edilmediği, KGK'nın güncel düzenlemelerine bağlıdır. Bu nedenle güvence sağlayıcı seçimi öncesinde yürürlükteki mevzuatın kontrol edilmesi gerekir.
Güvence sürecinin sorunsuz ilerlemesi için şirketlerin rapor hazırlığı sırasında şu noktalara dikkat etmesi önerilir:
Bu hazırlık, boşluk analizi aşamasında planlanmalıdır; bkz. TSRS uyum sürecine nasıl başlanır: boşluk analizi rehberi.
Uygulamada en sık karşılaşılan güvence bulguları şunlardır:
Bu bulguların çoğu, güvence sürecinden önce yapılacak bir iç ön inceleme (readiness assessment) ile önceden tespit edilip giderilebilir.
Semtrio Notu: Semtrio'nun güvence süreci hazırlığı hizmeti, şirketlerin veri denetim izini ve metodoloji dokümantasyonunu güvence sağlayıcının beklentilerine göre önceden test etmesini sağlar. Bu, güvence sürecinde ortaya çıkabilecek bulgu sayısını ve buna bağlı gecikmeleri azaltır.
Güvence zorunluluğunun kapsamı ve zamanlaması KGK'nın yürürlükteki düzenlemelerine bağlıdır; şirketinize özgü durumun güncel mevzuattan teyit edilmesi önerilir.
Sınırlı güvence, verilerde önemli bir yanlışlık kanıtı görülmediğine dair daha az kapsamlı bir beyandır; makul güvence ise finansal denetime daha yakın, daha kapsamlı test gerektiren bir seviyedir.
Kapsam 3 emisyon hesaplamalarındaki tutarsızlıklar, izlenemeyen veri kaynakları ve yönetişim açıklamalarını destekleyen kanıt eksikliği en sık karşılaşılan bulgulardır.
Veri kaynaklarını ve hesaplama yöntemlerini dokümante ederek, iç kontrol mekanizmalarını tanımlayarak ve mümkünse bir iç ön inceleme yaparak hazırlanabilirler.
Güvence sağlayıcısının niteliği (bağımsız denetim şirketi veya başka akredite kuruluşlar) KGK'nın güncel düzenlemelerine bağlıdır.
Güvence sürecine hazırlık konusunda destek almak için Semtrio ekibiyle görüşebilirsiniz. Hizmet detayları için TSRS sayfamızı ve tanım için sözlüğümüzü inceleyebilirsiniz.
İletişime geçin
Burada okuduğunuz bir şey canlı bir projeye, bir raporlama tarihine veya değerlendirdiğiniz bir karara denk geliyorsa — faydalı bir görüşme yapmaktan memnuniyet duyarız.
Bize ulaşınSürdürülebilirlik hedeflerinizi konuşalım.