Semtrio
ACADEMY
Partner Girişi
İletişim

Bültenimize abone olarak Semtrio’dan bilgilendirici ve pazarlama amaçlı ticari iletiler almayı kabul etmiş olursunuz. İstediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Değişikliklerden ilk siz haberdar olun.

Semtrio
Bizi takip edin

Hizmetler

Mevzuat Uyumuİklim MuhasebesiSürdürülebilirlik Raporlamasıİklim ve Sürdürülebilirlik StratejisiTedarik Zinciri Sürdürülebilirliği
ESG DerecelendirmeleriSürdürülebilir FinansKapasite Geliştirme ve EğitimKarbon Piyasaları ve İklim Projeleri

Sektörler

İmalatEnerjiHavacılıkFinans ve Bankacılık
TelekomünikasyonPerakende ve TüketiciYapı MalzemeleriGrup Şirketleri ve Holdingler

Çalışmalarımız

Tüm Müşteriler ve ProjelerÖne Çıkan ProjelerAkreditasyonlar

İçgörüler

Başarı HikayeleriBlogSözlükKaynaklar

Hakkımızda

Biz KimizNeden SemtrioKariyer

İletişim

İletişim

İş Ortaklarımız

B Corp Sertifikalı
CDP
UN Global Compact
Ecovadis CoreEcovadis Platinum
GRI Topluluk Üyesi

Telif Hakkı © 2026 Tüm Hakları Saklıdır.

Yasal
Politikalar
Peerless Ventures

Tasarım

Fameus
Ana Sayfa
İçgörüler
Blog
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Nedir? 2026 Uygulama Dönemi ve İhracatçı Yükümlülükleri

Blog

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Nedir? 2026 Uygulama Dönemi ve İhracatçı Yükümlülükleri

SKDMCBAMSınırda Karbon Düzenleme MekanizmasıAvrupa Yeşil MutabakatıGömülü Emisyonİhracat

Yayın: 17 Sep 26Okuma Süresi: 8 dk

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), Avrupa Birliği'ne ithal edilen karbon yoğun ürünlerin üretiminde ortaya çıkan sera gazı emisyonlarını, AB içinde üretilmiş olsalardı tabi olacakları karbon fiyatıyla eşitlemeyi amaçlayan bir düzenlemedir. 1 Ekim 2023'te yalnızca raporlama yükümlülüğüyle başlayan mekanizma, 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük doğuran uygulama dönemine geçti. Yükümlülüğün muhatabı hukuken AB'de yerleşik ithalatçı olmakla birlikte, yükümlülüğün büyüklüğünü belirleyen verinin tamamı üretimin yapıldığı tesiste bulunuyor.

SKDM neyi düzeltmek için kuruldu?

Avrupa Birliği, sanayi tesislerinin sera gazı emisyonlarını 2005'ten bu yana AB Emisyon Ticaret Sistemi (AB ETS) üzerinden fiyatlandırıyor. Bu fiyat, AB içinde üretim yapan bir çimento veya çelik tesisinin maliyet yapısına doğrudan yansıyor. Aynı ürün karbon fiyatı uygulanmayan bir ülkede üretilip AB'ye ithal edildiğinde ise böyle bir maliyet oluşmuyor.

Bu asimetrinin iki sonucu var. Birincisi, AB'li üreticinin rekabet gücünün karbon maliyeti nedeniyle aşınması. İkincisi ve iklim politikası açısından daha önemlisi, üretimin karbon fiyatı bulunmayan ülkelere kayması, yani karbon kaçağı. Emisyon AB sınırları içinde azalırken küresel toplamda değişmiyor, hatta daha düşük verimli tesislere kaydığı için artabiliyor.

SKDM bu boşluğu kapatmak üzere tasarlandı. Mantığı tek cümleyle şudur: AB'ye ithal edilen ürünün üretiminde ortaya çıkan emisyon, AB içinde üretilmiş olsaydı ne kadar karbon maliyetine tabi olacaktıysa, ithalatta o kadar ücretlendirilir. Mekanizma bir gümrük vergisi değildir; AB ETS'nin ithalat ayağına taşınmış bir eşdeğerlik düzenlemesidir. Bu ayrım hukuki açıdan da önemlidir, çünkü mekanizmanın Dünya Ticaret Örgütü kuralları karşısındaki savunulabilirliği tam olarak bu eşdeğerlik iddiasına dayanır.

  1. 1SKDM'nin geçiş dönemi 31 Aralık 2025'te sona erdi; 1 Ocak 2026'dan itibaren ithal edilen ürünler için mali yükümlülük doğuyor.
  2. 2Kapsam çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen ile sınırlı; 180 downstream ürünün 1 Ocak 2028'de eklenmesi önerildi.
  3. 32026 yılı ithalatına ilişkin SKDM Beyanı 30 Eylül 2027'de verilecek, sertifika satışı 1 Şubat 2027'de başlayacak.
  4. 4Yükümlülük gömülü emisyonun tamamı üzerinden değil, AB ETS kıyas değerinin ücretsiz tahsisat faktörüyle çarpımı düşüldükten sonra kalan fark üzerinden hesaplanıyor.
  5. 5Kıyas değerinin üzerinde emisyon yoğunluğuna sahip tesisler, ücretsiz tahsisat oranının yüksek olduğu 2026'da bile kayda değer bir yükümlülük doğuruyor.
Şema: Yükümlülük ithalatçıda, hesabı belirleyen veri üretici tesiste

İletişime geçin

Üzerinde çalıştığınız konuyu konuşalım.

Burada okuduğunuz bir şey canlı bir projeye, bir raporlama tarihine veya değerlendirdiğiniz bir karara denk geliyorsa — faydalı bir görüşme yapmaktan memnuniyet duyarız.

Bize ulaşın

İlgili yazılar

Semtrio blog kapak görseli — TAKVİM ve 2026-2034 kavramlarını gösteren şematik anlatım

Mevzuat ve Uyum

4 dk17 Sep 26

SKDM Takvimi 2026-2034: Hangi Tarihte Ne Oluyor?

Oku
Semtrio blog kapak görseli — CN KODU ve EK I LİSTESİ kavramlarını gösteren şematik anlatım

Mevzuat ve Uyum

5 dk17 Sep 26

SKDM Kapsamındaki Ürünler ve CN Kodları: İhracatınız Kapsamda mı?

Oku
Semtrio blog kapak görseli — GEÇİŞ ve UYGULAMA kavramlarını gösteren şematik anlatım

Mevzuat ve Uyum

5 dk17 Sep 26

Geçiş Döneminden Uygulama Dönemine: SKDM'de 2026'da Ne Değişti?

Oku

Uzmanlarımızla İletişime Geçin

Sürdürülebilirlik hedeflerinizi konuşalım.

1 Ocak 2026'da ne değişti?

1 Ekim 2023 ile 31 Aralık 2025 arasındaki geçiş döneminde AB'li ithalatçıların tek yükümlülüğü, ithal ettikleri ürünlerin gömülü emisyonlarını üç aylık dönemler hâlinde raporlamaktı. Ödeme yoktu, sertifika yoktu, doğrulama zorunluluğu yoktu. Bu dönem esasen veri altyapısının kurulması ve Komisyon'un kapsam üzerinde bir resim oluşturması için tasarlanmıştı.

Uygulama dönemiyle birlikte üç yapısal değişiklik yürürlüğe girdi:

  • İthalat artık izne tabi. Yılda kümülatif 50 tonun üzerinde SKDM kapsamı ürün ithal edecek şirketlerin, ithalattan önce Yetkilendirilmiş SKDM Beyan Sahibi statüsü alması gerekiyor. Bu statü olmadan yapılan ithalat, gümrükte serbest dolaşıma giriş aşamasında engelleniyor.
  • Emisyon verisi doğrulanmak zorunda. Geçiş döneminde beyan edilen veriler doğrulamaya tabi değildi. Uygulama döneminde gerçek emisyon değerlerinin, AB üyesi bir akreditasyon kuruluşundan akredite olmuş bağımsız bir doğrulayıcı tarafından doğrulanması gerekiyor.
  • Emisyonun bir fiyatı var. İthalatçı, beyan ettiği yükümlülük kadar SKDM sertifikası satın alıp iade ediyor. Sertifikanın fiyatı AB ETS tahsisat fiyatına endeksli.

2026 yılı bu üç değişikliğin aynı anda devreye girdiği, ancak mali sonucun henüz doğmadığı bir geçiş yılıdır: ithalat 2026 boyunca gerçekleşiyor, fatura 2027'de kesiliyor.

Hangi ürünler kapsamda?

SKDM kapsamı, ürün adına göre değil Kombine Nomanklatür (CN) koduna göre belirlenir. Tüzüğün EK I listesinde yer alan CN kodları kapsamdadır; listede olmayan hiçbir ürün, ne kadar karbon yoğun olursa olsun kapsamda değildir. Altı sektör bulunuyor:

  • Çimento — klinker ve hidrolik çimentolar (CN 2523 başlıkları), kaolin türü killer
  • Demir-çelik — ham demirden yassı ve uzun mamullere, boru ve profillere kadar CN 72 ve 73 fasıllarının önemli bir bölümü
  • Alüminyum — işlenmemiş alüminyumdan (CN 7601) çubuk, profil, levha, folyo ve belirli alüminyum eşyaya kadar
  • Gübre — nitrik asit, amonyak, azotlu ve kompoze gübreler (CN 2808, 2814, 3102, 3105 başlıkları)
  • Elektrik — CN 2716
  • Hidrojen — CN 2804 10 00

İki nokta sıklıkla gözden kaçıyor. Birincisi, kapsam yalnızca ham ürünlerle sınırlı değil; demir-çelik ve alüminyumda bir dizi işlenmiş eşya da listede yer alıyor. İkincisi, kapsamın 1 Ocak 2028'de 180 downstream ürüne genişletilmesi önerildi; motorlu kara taşıtları, sanayi makineleri, metal eşya ve ev aletleri gibi, girdisinin ortalama %79'u demir-çelik ve alüminyum olan ürün grupları bu listede. Bugün kapsam dışında olan bir imalatçının 2028'de kapsama girmesi ihtimali düşük değil. Ürün portföyünün kapsamda olup olmadığını SKDM kapsamındaki ürünler ve CN kodları yazısında ayrıntılı olarak ele aldık.

Yükümlü kim, veriyi kim üretiyor?

SKDM'nin en sık yanlış anlaşılan yönü budur. Hukuki yükümlü, AB'de yerleşik ithalatçıdır — daha doğru ifadeyle Yetkilendirilmiş SKDM Beyan Sahibi'dir. Türkiye'deki üreticinin AB mevzuatı karşısında doğrudan bir beyan yükümlülüğü, sertifika alma zorunluluğu veya idari para cezası riski yoktur.

Ancak beyanın içeriği tamamen üretici tesiste oluşan veriden ibarettir: tesisin sistem sınırları, üretim rotası, yakıt ve hammadde tüketimi, elektrik kaynağı, öncül ürünlerin emisyon içeriği. İthalatçı bu verilere sahip değildir ve üretemez. Dolayısıyla mekanizma, hukuki yükümlülüğü ithalatçıya, fiili veri yükümlülüğünü ise ihracatçıya yükleyen ikili bir yapı kurar.

Bu yapının pratik sonucu şudur: veri sağlamayan üreticinin ürünü kapsam dışı kalmaz, varsayılan değerlerle hesaplanır. Varsayılan değerler ülke ve üretim rotası bazında belirlenmiştir ve üzerlerine bir sapma marjı (mark-up) eklenir — 2026 için %10, 2027 için %20, 2028 ve sonrası için %30. Gübre sektöründe bu marj %1 olarak sabitlenmiştir. Yani veri sağlamamanın bedeli, ithalatçının faturasına doğrudan yansıyan ölçülebilir bir farktır. Bu farkın büyüklüğünü varsayılan değer mi gerçek veri mi yazısında sayısallaştırdık.

Maliyet nasıl hesaplanıyor?

SKDM yükümlülüğü, yaygın kanının aksine gömülü emisyonun tamamı üzerinden hesaplanmaz. T.C. Ticaret Bakanlığı'nın mekanizmayı özetlediği şemada formülün dört bileşeni yer alır: ürünün gömülü emisyonu, SKDM kıyas değeri, ücretsiz tahsisat faktörü ve üçüncü ülkede ödenmiş karbon fiyatı.

İşleyiş şu şekildedir. AB ETS'de bir ürün grubu için belirlenmiş kıyas değeri (benchmark), o ürünün AB'deki en verimli tesislerinin emisyon yoğunluğunu temsil eder. AB'li üretici bu kıyas değeri kadar tahsisatı bir dönem boyunca ücretsiz almaya devam edecek, ancak bu ücretsiz tahsisat 2026'dan 2034'e kadar kademeli olarak sıfırlanacaktır. SKDM de simetrik biçimde kurulmuştur: ithalatçının yükümlülüğünden, kıyas değerinin o yıl geçerli ücretsiz tahsisat oranıyla çarpımı düşülür.

Ücretsiz tahsisat faktörü 2026'da %97,5'tir. Bu oran 2030'da %51,5'e, 2033'te %14'e iner ve 1 Ocak 2034'te sıfırlanır. Azalış eşit adımlarla gerçekleşmez; en sert düşüş 2029-2030 arasındadır.

Buradaki kritik nokta şudur: %97,5'lik ücretsiz tahsisat, yükümlülüğün gömülü emisyonun %2,5'i olduğu anlamına gelmez. Bu eşitlik yalnızca tesisin emisyon yoğunluğu kıyas değerine tam olarak eşitse geçerlidir. Kıyas değerinin üzerindeki her birim, ücretsiz tahsisattan hiç pay almadan doğrudan yükümlülüğe eklenir.

Varsayımsal bir örnekle: kıyas değeri 1,50 tCO2/ton olan bir ürün grubunda,

  • Kıyas değerinde üretim yapan tesis: 1,50 − (1,50 × 0,975) = 0,0375 tCO2/ton yükümlülük
  • Emisyon yoğunluğu 2,00 tCO2/ton olan tesis: 2,00 − (1,50 × 0,975) = 0,5375 tCO2/ton yükümlülük

Aradaki fark yaklaşık 14 kattır. 2026 yılı ithalatı için sertifika fiyatı, çeyrek dönem AB ETS ortalamalarına göre belirleniyor; Komisyon'un açıkladığı ilk iki değer 2026 birinci çeyrek için 75,36 € ve ikinci çeyrek için 75,28 € oldu. Bu fiyat seviyesinde iki tesis arasındaki maliyet farkı ton başına yaklaşık 2,8 € ile 40,5 € arasında değişir. Ücretsiz tahsisat faktörü düştükçe bu makas hem büyür hem de mutlak olarak ağırlaşır. Hesabın ayrıntısını kıyas değeri ve ücretsiz tahsisat faktörü yazısında adım adım kurduk.

Formülün son bileşeni, üretim ülkesinde ödenmiş karbon fiyatının mahsubudur. Türkiye'nin kendi emisyon ticaret sistemi bu nedenle SKDM açısından doğrudan anlam taşır; konuyu Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği yazısında ayrıca ele aldık.

Türkiye SKDM kapsamında nerede duruyor?

Ticaret Bakanlığı'nın geçiş dönemi kayıt sistemi verilerine dayanan değerlendirmesine göre Türkiye, AB'ye SKDM kapsamı ihracatta çimentoda ve alüminyumda birinci, demir-çelikte dördüncü, gübrede dokuzuncu sırada yer alıyor. Yani mekanizmanın en yoğun temas ettiği ülkelerden biriyiz.

Aynı veri setinde daha az konuşulan bir gösterge var: geçiş döneminde gerçek emisyon verisi kullanım oranı. Demir-çelikte %82, gübrede %74, çimentoda %66, alüminyumda %64. Bu oranlar, sektörlerin önemli bir bölümünün gerçek veriyle çalışabildiğini gösteriyor. Ancak geçiş döneminde beyan edilen gerçek veri doğrulamaya tabi değildi. Uygulama döneminde aynı verinin akredite bir doğrulayıcı tarafından, ilk yıl zorunlu saha ziyaretiyle doğrulanması gerekiyor. Geçiş döneminde tablo doldurabilmiş olmak, uygulama döneminde doğrulamadan geçebilmeyi garanti etmiyor.

2026 yılında ihracatçı ne yapmalı?

Takvimin yapısı, hazırlığın hangi sırayla yapılması gerektiğini belirliyor. 2026 boyunca gerçekleşen ihracatın emisyonu 2027'de doğrulanacak ve 30 Eylül 2027'de beyan edilecek. Dolayısıyla 2026, doğrulanabilir veri üretmenin tek şansının olduğu yıldır; geriye dönük olarak üretilemeyen veriler bu yıl toplanmazsa, o dönem için varsayılan değerlere düşmek kaçınılmaz olur.

  • Kapsam tespiti. İhracat kalemlerinin CN kodlarının EK I listesiyle karşılaştırılması, kapsam dışı ürünler için gereksiz veri toplanmasını da önler.
  • Sistem sınırlarının belirlenmesi. Emisyonun hangi üretim süreçlerini kapsayacağı, hangi öncüllerin dâhil edileceği ve fonksiyonel birimin ne olacağı tüzüğün eklerinde tanımlıdır ve AB ETS metodolojisiyle uyumludur.
  • İzleme metodolojisi ve veri altyapısı. Ölçüm noktalarının, faturaların, laboratuvar analizlerinin ve üretim kayıtlarının doğrulayıcı tarafından izlenebilir olması gerekir.
  • SKDM Kayıt Sistemi'ne kayıt. Üçüncü ülke operatörleri, tesis ve emisyon verilerini O3CI portalı üzerinden bir kez girip AB'li müşterilerinin erişimine açabiliyor; her müşteriye ayrı veri seti göndermek zorunda kalınmıyor.
  • Doğrulayıcı seçimi. Doğrulayıcının AB üyesi bir ulusal akreditasyon kuruluşundan SKDM kapsamında akredite olmuş olması gerekiyor; takvimde saha ziyareti için yer bulmak, doğrulama sezonu yaklaştıkça zorlaşıyor.

Sıkça sorulan sorular

SKDM Türk ihracatçısına doğrudan vergi getiriyor mu?

Hayır. Mali yükümlülük AB'de yerleşik ithalatçıya aittir. Ancak yükümlülüğün tutarı ihracatçının emisyon performansına bağlı olduğundan, maliyet fiyat müzakerelerine ve tedarikçi tercihine yansır.

50 ton eşiği ihracatçıyı da ilgilendirir mi?

Dolaylı olarak evet. Eşik, ithalatçının yıllık kümülatif ithalat miktarına göre hesaplanır. Küçük hacimli AB'li müşteriler eşiğin altında kalıyorsa onlardan veri talebi gelmeyebilir; eşiği aşan müşteriler için ise ithalatın ön koşulu yetkilendirme statüsüdür.

Gerçek veri sağlamak zorunlu mu?

Hukuken zorunlu değildir. Veri sağlanmadığında varsayılan değerler ve üzerine eklenen sapma marjı uygulanır. Emisyon yoğunluğu ülke ortalamasının altında olan tesisler için gerçek veri sağlamamak, doğrudan maliyet kaybı anlamına gelir.

Kapsam genişleyecek mi?

Komisyon Aralık 2025'te kapsamı 180 downstream ürüne genişleten bir öneri sundu; uygulamanın 1 Ocak 2028'de başlaması öngörülüyor. Ayrıca 2027 sonunda dolaylı emisyonların demir-çelik, alüminyum ve hidrojene genişletilmesi ile organik kimyasallar, polimerler, rafineri ürünleri, kâğıt, cam ve seramik gibi diğer ETS sektörlerinin dâhil edilmesi değerlendiriliyor.

Kaynaklar

  • T.C. Ticaret Bakanlığı — Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, 5 Ocak 2026
  • Avrupa Komisyonu — CBAM definitive regime

SKDM kapsamındaki ürünler için gömülü emisyon hesabının kurulması, izleme metodolojisinin oluşturulması ve doğrulamaya hazırlık konularında SKDM/CBAM muhasebesi ve raporlaması hizmetimiz kapsamında çalışıyoruz. Sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.