Blog
Yayın: 08 Sep 26Okuma Süresi: 4 dk
Responsible® markası, Ticaret Bakanlığı adına tescil edilerek koruma altına alınmış bir marka. Vizyon, çevre, sosyal ve yönetişim temelli sürdürülebilirlik kriterlerine göre belirli bir seviyenin üzerinde olduğu tespit edilen şirketlere kullanım izni veriliyor. İhracat pazarlarında ve tedarik zinciri ilişkilerinde bir sürdürülebilirlik göstergesi olarak konumlandığı için, markanın nerede ve nasıl kullanılabileceği pratik bir soru. 10 Ağustos 2026 tarihli genelge değişikliği bu soruya ayrıntılı bir cevap getirdi.
Bakanlık, Responsible® markasının kullanım iznini yalnızca destek kapsamındaki şirketlere veriyor. Yani markanın ön koşulu, Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği kapsamına alınmış olmak.
Kullanım izni, mevcut durum analizi ve sürdürülebilirlik yol haritasının oluşturulması (Faz 1) raporunun değerlendirilmesi neticesinde verilebiliyor. Şirketler Faz 1 raporunun onayını müteakip, genelge ekindeki Responsible® Markası Kullanımı Talebine İlişkin Başvuru Formu ile Bakanlığa başvuruyor.
Kullanım süresi, Bakanlığın marka kullanımına dair verdiği onay tarihinden itibaren beş yıl. Başvurusu uygun bulunmayan şirket, tebligat tarihinden en erken bir yıl sonra yeniden başvurabiliyor.

Marka tek başına değil, iki şekilden biriyle kullanılıyor: destek kapsamındaki şirketin unvanıyla birlikte kurumsal materyallerde ve/veya destek kapsamındaki şirkete tescilli markayla birlikte.
İkinci kullanım biçiminde bir sınır var: Responsible® markasıyla birlikte kullanılacak tescilli markanın, Faz 1 mevcut durum analizi ve sürdürülebilirlik yol haritası çalışmasında incelenen alt sektörde kullanılması gerekiyor. Farklı bir alt sektörde faaliyet gösteren bir marka için aynı hak doğmuyor.
Genelge, kullanım alanlarını dokuz başlıkta sayıyor:
Listenin kapsamı, markanın yalnızca bir kurumsal rozet değil, ihale ve finansman başvurularından ürün ambalajına kadar uzanan bir ticari araç olarak konumlandığını gösteriyor.
Bu, uygulamada en çok soru doğuran başlık ve genelge net bir ayrım kuruyor.
Destek kapsamındaki şirketin organik bağının bulunduğu şirket, grup şirketi ya da aynı holding çatısı altında bulunan şirket:
Yani hak, tüzel kişiliğe bağlı; ürüne bağlı kullanım ise tescilli marka üzerinden grup içinde genişleyebiliyor. Grup yapılarında iletişim ve ambalaj çalışmalarının bu ayrım gözetilerek planlanması gerekiyor.
Satış ağı için ayrı bir hüküm var: marka kullanım hakkı verilen şirkete tescilli markanın satış ağına dâhil bayi ya da franchise birimleri, söz konusu tescilli markalı ürünlerin satışına yönelik ürün ve tamamlayıcı ya da yardımcı malzemelerde markayı kullanabiliyor.
Tedarik zincirinin yukarı yönünde ise kapı kapalı: bir üründe kullanılan hammaddeyi üreten şirketin Responsible® markası kullanım hakkına sahip olması, marka kullanım hakkı bulunmayan şirkete nihai üründe marka kullanım imkânı sağlamıyor. Girdi tedarikçisinin hakkı, nihai ürüne aktarılamıyor.
Marka kullanım hakkı, destek kapsamında yer alan tüzel kişiliğe münhasır. Hiçbir surette üçüncü kişilere devredilemiyor, kiralanamıyor, alt lisanslamaya konu edilemiyor veya temlik edilemiyor.
Şirket yapısındaki değişiklikler için de açık bir kural var: hak sahibi firmanın nevi değiştirmesi, birleşmesi, devralınması veya hisse yapısının değişmesi gibi mülkiyetin ve kontrolün devri sonucunu doğuran hâllerde marka kullanım hakkı kendiliğinden yeni tüzel kişiliğe veya üçüncü taraflara geçmiyor. Bu durumlarda hakkın devamı Bakanlığın onayına tabi. Hisse payı değişikliklerinde ise 30 iş günü içinde Bakanlığa bilgi verilmesi gerekiyor. Bakanlık onayı olmaksızın gerçekleşen devirlerde marka kullanım hakkı re'sen iptal ediliyor.
İzinsiz kullanımın yaptırımı da düzenlendi: markayı Bakanlığın izni dışında kullandığı tespit edilen şirket, kurum, kuruluş veya şahıslar hakkında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun cezai hükümlerine ilişkin 30 uncu maddesi kapsamında hukuki işlem başlatılıyor.
Avrupa pazarına ihracat yapan şirketler için sürdürülebilirlik performansının belgelenmesi, giderek bir tercih meselesi olmaktan çıkıp ticari ilişkinin ön koşuluna dönüşüyor. Alıcı denetimleri, tedarikçi değerlendirme sistemleri ve düzenlemeye dayalı raporlama talepleri aynı yöne işaret ediyor: beyan değil, doğrulanabilir kanıt.
Responsible® markası bu bağlamda, Bakanlık tarafından yürütülen bir değerlendirmeye dayanması nedeniyle kurumsal bir referans işlevi görüyor. Kullanım alanları listesinde devlet ihalelerinin, banka ve teşvik başvurularının ve yatırımcı sunumlarının yer alması da markanın yalnızca pazarlama tarafında değil, finansman ve satın alma süreçlerinde de kullanılmak üzere tasarlandığını gösteriyor.
Güncel düzenlemede kullanım izni, Faz 1 raporunun değerlendirilmesi neticesinde verilebiliyor. Şirketler Faz 1 raporunun onayını müteakip marka kullanımı başvurusunda bulunabiliyor.
Genelge, kullanım süresini onay tarihinden itibaren beş yıl olarak belirliyor. Sürenin sonrasına ilişkin işleyiş için Bakanlığın ilgili duyuru ve düzenlemelerinin takip edilmesi gerekiyor.
Evet. Ürün, ambalaj ve etiketler sayılan kullanım alanlarından biri. Ancak markanın, destek kapsamındaki şirkete tescilli ve Faz 1 çalışmasında incelenen alt sektörde kullanılan bir markayla birlikte kullanılması gerekiyor.
Kullanım alanları arasında reklam ve pazarlama faaliyetleri, tedarik zinciri ve B2B ticari ilişkiler ile dijital mecralar sayılıyor; coğrafi bir sınırlama getirilmemiş. Kullanımın, marka ile birlikte kullanılacak unvan ve tescilli markaya ilişkin kurallara uygun olması gerekiyor.
İletişime geçin
Burada okuduğunuz bir şey canlı bir projeye, bir raporlama tarihine veya değerlendirdiğiniz bir karara denk geliyorsa — faydalı bir görüşme yapmaktan memnuniyet duyarız.
Bize ulaşınSürdürülebilirlik hedeflerinizi konuşalım.