Blog
Yayın: 08 Sep 26Okuma Süresi: 5 dk
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği'nin ilk pratik sorusu, hangi yükümlülüğün ne zaman doğduğu değil; tesisin kapsamda olup olmadığıdır. Bu tespit göründüğünden daha teknik: sektör adının EK-1 listesinde geçmesi tek başına yeterli değil, kapsam kararı faaliyete özgü teknik tanım ve kapasite eşiği üzerinden veriliyor. Aşağıda, tespitin doğru sırayla yapılabilmesi için beş adımlı bir yol izliyoruz.
Yönetmeliğin EK-1 listesi, izleme ve raporlama yükümlülüğünü doğuran faaliyetleri sayıyor. Listedeki kalemlerin çoğu kapasite eşiğine bağlı. Öne çıkan başlıklar şöyle:
Listedeki bazı faaliyetler karbondioksit dışındaki gazları da kapsıyor: birincil alüminyum üretiminde perflorokarbonlar; nitrik asit, adipik asit, glioksal ve glioksilik asit üretiminde diazot oksit.
Kapasite hesabında dikkat edilmesi gereken bir istisna var: anma ısıl gücü 3 MW'ın altında olan ve münhasıran biyokütle kullanan üniteler hesaba katılmıyor.

Yönetmeliğin 27 nci maddesinin ikinci fıkrası, kapsam tespitini tek faaliyet üzerinden yapmayı imkânsız kılıyor: EK-1'de listelenen herhangi bir faaliyeti gerçekleştiren işletmenin, EK-1'de listelenen diğer faaliyetleri de kapasite gözetilmeksizin Yönetmelik kapsamına giriyor.
Pratikte bu, ana üretim faaliyeti nedeniyle kapsama giren bir tesiste, tek başına eşiğin altında kalan ikincil bir EK-1 faaliyetinin de izleme ve raporlamaya dâhil olması demek. Tesis envanteri çıkarılırken bu ikincil faaliyetlerin atlanması, doğrulama aşamasında kapsam eksikliği olarak geri dönüyor.
Kategori eşiği, geçmiş yılda gerçekleşen emisyon toplamına göre değil, kurulu kapasiteye göre ihtiyatlı olarak hesaplanmış yıllık emisyona göre belirleniyor. Geçen yılın gerçekleşen rakamına bakmak, düşük kapasite kullanımıyla çalışan tesislerde yanıltıcı sonuç veriyor.
Hesaplamada iki kural belirleyici:
Emisyon hesabının kendisi EK-6'daki ilkeler çerçevesinde; faaliyet verisi, emisyon faktörü ve oksidasyon faktörünün çarpımıyla yapılıyor. Faaliyet verisi kullanılan yakıt ve üretim hızı gibi tedarik verisi ya da ölçüm şeklinde izleniyor; biyokütlenin emisyon faktörü sıfır kabul ediliyor.
Üçüncü adımda bulunan değer, tesisi üç kategoriden birine yerleştiriyor:
ETS piyasası yalnızca Kategori B ve Kategori C tesisleri kapsıyor. Sistemin bütününe Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) nedir yazısından bakabilirsiniz. Kategori A tesisler piyasa dışında kalıyor; ancak EK-1 faaliyetlerine ilişkin izleme, raporlama ve doğrulama yükümlülükleri aynen devam ediyor. "Piyasada değilim" demek, "yükümlülüğüm yok" demek değil.
Kategori aynı zamanda personel şartını da belirliyor. Emisyon izni başvurusunda (başvuru süreci), EK-3 kapsamında tesiste sera gazı izleme ve raporlama için yetkili personel bulunduğunun belgelenmesi gerekiyor: Kategori C tesisler için mühendislik veya fen fakültesi mezunu, alanında en az iki yıl tecrübeli en az iki personel; Kategori B tesisler için aynı nitelikte, en az bir yıl tecrübeli en az bir personel.
Yönetmeliğin kapsamı dışında tutulan üç grup var: araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yürütüldüğü ya da yeni ürün veya süreçlerin geliştirildiği veya test edildiği tesis ve tesis bölümleri, münhasıran biyokütle kullanan tesis ve tesis bölümleri ve askerî unsurlar.
Bunlardan ayrı olarak, okul, üniversite, hastane ve savunma sanayi kuruluşlarına ait tesisler, yerine getirdikleri faaliyetlerle sınırlı olmak üzere ETS kapsamı dışında bırakıldı; izleme, raporlama ve doğrulama yükümlülükleri ise devam ediyor. Doğalgazın ve ham petrolün iletimi ve depolanması kapsamındaki faaliyetler de aynı mantıkla, birinci uygulama dönemi sonuna kadar ETS kapsamı dışında tutuldu.
Son olarak kapsam, bir kez girilip çıkılan bir statü değil. ETS kapsamında yer alıp kapsam dışına çıkan tesisler, değişikliğin meydana geldiği sistem yılı içinde ETS kapsamında kalmaya devam ediyor. Kategori değişikliğinin ise 30 gün içinde Başkanlığa bildirilmesi zorunlu.
Kapsam ve kategori netleştikten sonra iki hazırlık paralel yürüyor. Birincisi emisyon izni dosyası; ikincisi alt tesis kırılımı. Alt tesis, tesisteki emisyonların bir ürüne, üretim sürecine, ölçülebilir ısı kullanımına veya yakıt kullanımına indirgenmesiyle elde edilen ve kütle-enerji dengesiyle sınırları belirlenen teknik birim. Ücretsiz tahsisat hesabının dayanağı bu kırılım olduğu için, toplam emisyonu doğru hesaplanmış bir tesiste bile kırılım kurulmamışsa tahsisat hesabı yapılamıyor.
Değerlendirme tesis bazında yapılıyor. İzin tarafında ise farklı bir kural var: birden fazla tesiste faaliyet gösteren işletme her tesis için ayrı sera gazı emisyon izni almak zorunda, ancak aynı adreste birden fazla tesisin faaliyet göstermesi hâlinde tek izin alınıyor.
Kategori tespitinde kurulu kapasiteye göre ihtiyatlı olarak hesaplanan yıllık emisyon esas. Nitekim izinsiz faaliyete ilişkin yaptırım maddesinde de, tesisin kapasite raporundaki kapasiteye eşdeğer bir tesis ve kategori belirlenerek ceza uygulanacağı düzenlendi.
Yönetmelik bu durumu ayrıca düzenledi: elektronik sistemde onaylı izleme planı bulunmayan ve bu nedenle tespit tarihinde herhangi bir kategori sınıflandırmasına tabi olamayan tesisler için, tesisin kurulu kapasitesine eşdeğer bir tesis ve kategori belirlenerek ilgili yaptırımlar uygulanıyor.
Sorumluluk işletmede. Ancak tespit, EK-1 faaliyet tanımlarının teknik okunmasını, kapasite verilerinin doğru yorumlanmasını ve alt tesis sınırlarının çizilmesini gerektiriyor; bu üç başlık birlikte ele alınmadığında sonuç değişebiliyor.
İletişime geçin
Burada okuduğunuz bir şey canlı bir projeye, bir raporlama tarihine veya değerlendirdiğiniz bir karara denk geliyorsa — faydalı bir görüşme yapmaktan memnuniyet duyarız.
Bize ulaşınSürdürülebilirlik hedeflerinizi konuşalım.