Blog
Yayın: 17 Sep 26Okuma Süresi: 4 dk
Elektrik, karbon yoğun sanayide emisyon profilinin en kolay değiştirilebilir bileşeni gibi görünür: tedarikçi değiştirilir, yenilenebilir sertifika alınır, emisyon düşer. SKDM'de durum bu kadar basit değil. Dolaylı emisyonlar yalnızca belirli sektörlerde hesaba giriyor, gerçek değer kullanımı dar koşullara bağlı ve Türkiye'de yaygın kullanılan sertifika türü bugün kabul edilmiyor.
SKDM'de dolaylı emisyonlar — yani tesisin satın aldığı elektriğin üretiminde ortaya çıkan emisyonlar — bugün yalnızca üç ürün grubunda hesaba dâhil ediliyor: gübre, çimento ve aglomere demir.
Demir-çelik, alüminyum ve hidrojende dolaylı emisyonlar kapsam dışı. Bu, ilk bakışta tuhaf görünüyor: alüminyum, elektrik yoğunluğu en yüksek sanayi kollarından biri ve birincil alüminyum üretiminin emisyon profili neredeyse tamamen elektrik kaynağına bağlı. Tercihin gerekçesi AB içindeki simetri: AB'li üreticiler bu sektörlerde elektrik maliyetleri için dolaylı telafi mekanizmasından yararlanıyor, dolayısıyla ithalat tarafında da dolaylı emisyon ücretlendirilmiyor.
Bu denge değişmek üzere. Komisyon'un gözden geçirme raporunda, dolaylı emisyon kapsamının demir-çelik, alüminyum ve hidrojene genişletilmesi ve buna paralel olarak AB'li üreticilere sağlanan dolaylı telafi mekanizmasının kaldırılması öneriliyor. Genişleme gerçekleşirse, elektrik kaynağı bu üç sektörde birdenbire birinci dereceden bir maliyet değişkeni hâline gelecek.

Dolaylı emisyonlarda gerçek değer kullanılabilmesi, elektriğin kaynağının kanıtlanabilmesine bağlı. Kabul edilen üç yol var:
Üretim tesisi ile elektrik üretim tesisi arasında doğrudan fiziksel bağlantı bulunması. Özel hat üzerinden beslenen tesisler veya saha içi üretim bu kapsamda değerlendirilir. Kanıtlanması en kolay ve itiraz edilmesi en zor yoldur.
Belirli bir üretim tesisinden elektrik satın alındığını gösteren doğrudan anlaşma. Mevcut kurallar bu yolu, ispatı güç birtakım şartlara bağlıyor. Komisyon'un revizyon önerisinde bu şartların gevşetilmesi gündemde: aracılar arası PPA'lerin kabul edilmesi ile şebeke tıkanıklığı ve AB iletim sistemine doğrudan bağlantı gibi ispatı zor şartların kaldırılması öneriliyor. Bu değişiklik, Türkiye'deki üreticiler açısından pratik bir açılım anlamına gelir; çünkü ikili anlaşmaların önemli bölümü tedarikçi şirketler üzerinden kuruluyor.
Burada kritik bir sınır var: YEK-G ve I-REC bugün bu kapsamda değerlendirilmiyor. Türkiye'de yenilenebilir elektrik tüketimini belgelemek için yaygın olarak kullanılan YEK-G belgeleri, kurumsal karbon ayak izi hesaplarında ve pek çok raporlama çerçevesinde kabul görüyor; ancak SKDM'nin dolaylı emisyon hesabında kabul edilmiyor.
Bu, sahada en sık karşılaşılan yanılgılardan biri. Yıllık YEK-G alımıyla kapsam 2 emisyonunu sıfırlamış bir tesis, SKDM hesabında aynı sonucu elde edemiyor.
Üç yoldan hiçbiri kanıtlanamadığında varsayılan değer uygulanıyor: ülke şebeke emisyon faktörünün son beş yıllık ortalaması. Beş yıllık ortalama kullanılması, şebekenin yakın dönemdeki iyileşmesinin hesaba gecikmeli yansıması anlamına geliyor. Yenilenebilir payını hızla artıran bir şebekede bu, üreticinin aleyhine çalışıyor.
AB'ye ithal edilen elektriğin emisyonu da aynı yöntemle, ülke şebeke emisyon faktörünün son beş yıllık ortalamasıyla hesaplanıyor.
Revizyon önerilerinde elektrik tarafında iki değişiklik daha var: fosil yakıt bazlı emisyon faktörü yerine ihracatçı ülkenin şebeke emisyonu ortalamasının kullanılması ve elektrik için varsayılan değerlerde %30 düşüş. Ayrıca alternatif varsayılan değer belirleme imkânı öneriliyor.
Dolaylı emisyonun bugün hesaba girdiği sektörlerde, elektrik kaynağı doğrudan maliyet farkı yaratıyor.
Hesabın genel kurgusunu gömülü emisyon hesaplama yazısında, sektörel ayrıntıları alüminyum ve çimento yazılarında ele aldık.
Saha içi üretim ve doğrudan teknik bağlantı kapsamında değerlendirilir; kanıtlanması en güçlü durumdur.
Bugünkü mevzuatta kabul edilmiyor. PPA kriterlerindeki gevşeme önerileri gündemde, ancak sertifika tarafında benzer bir açılım bulunmuyor.
Bugünkü beyan için gerekmiyor. Kapsam genişlemesi önerisi ve Türkiye ETS gereklilikleri düşünüldüğünde, verinin izlenebilir tutulması yerinde olur.
Komisyon, ülke bazlı emisyon faktörlerini varsayılan değer ekleri kapsamında yayımlıyor ve dönemsel olarak güncelliyor.
Elektrik tedarik yapısının SKDM koşullarına göre değerlendirilmesi ve dolaylı emisyon hesabının kurulması konularında SKDM/CBAM muhasebesi ve raporlaması hizmetimiz kapsamında çalışıyoruz. Sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin
Burada okuduğunuz bir şey canlı bir projeye, bir raporlama tarihine veya değerlendirdiğiniz bir karara denk geliyorsa — faydalı bir görüşme yapmaktan memnuniyet duyarız.
Bize ulaşınSürdürülebilirlik hedeflerinizi konuşalım.